<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>2 Ocak 2026 - Geyve Yöresi - Yörenin Gözü Kulağı ve Sesi</title>
	<atom:link href="https://geyveyoresi.com/2026/01/02/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://geyveyoresi.com</link>
	<description>Geyve Yöresi - Yörenin Gözü Kulağı ve Sesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jan 2026 20:42:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.8</generator>
	<item>
		<title>Behçet Necatigil&#8217;in Annesi Fatma Bedriye Hanım, Geyve’li müderris hafız İbrahim Hakkı Efendi’nin Kızıydı</title>
		<link>https://geyveyoresi.com/behcet-necatigilin-annesi-fatma-bedriye-hanim-geyveli-muderris-hafiz-ibrahim-hakki-efendinin-kiziydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 05:50:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Geyve]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya ve Ulusal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yöresel]]></category>
		<category><![CDATA[Çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Folklor]]></category>
		<category><![CDATA[Geyve Geyve]]></category>
		<category><![CDATA[Geyve Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Geyve Yöresi]]></category>
		<category><![CDATA[Geyveliler]]></category>
		<category><![CDATA[Halk]]></category>
		<category><![CDATA[İletişim]]></category>
		<category><![CDATA[İlgi]]></category>
		<category><![CDATA[Köyünde]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://geyveyoresi.com/?p=51498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Behçet Necatigil&#8217;in Annesi Fatma Bedriye Hanım, Geyve’li müderris Hafız İbrahim Hakkı Efendi’nin Kızıydı. ( Bu haberin yayınlanış tarihi 03.03.2018 geyveyoresi.com ) Behçet Necatigil’e saygıyla… Türk edebiyatının şiirde, çeviride, araştırmada sıra dışı ismi, Behçet Necatigil’i yazmak pek zor bir iş. Ortaokul yıllarımda okuduğum “Dönme Dolap” şiirini okuduğumdan beri peşine düştüğüm bir şair. Gelin bu hafta Necatigil’in [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://geyveyoresi.com/behcet-necatigilin-annesi-fatma-bedriye-hanim-geyveli-muderris-hafiz-ibrahim-hakki-efendinin-kiziydi/">Behçet Necatigil’in Annesi Fatma Bedriye Hanım, Geyve’li müderris hafız İbrahim Hakkı Efendi’nin Kızıydı</a> first appeared on <a href="https://geyveyoresi.com">Geyve Yöresi - Yörenin Gözü Kulağı ve Sesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Behçet Necatigil&#8217;in Annesi Fatma Bedriye Hanım, <strong>Geyve</strong>’li müderris <strong>Hafız İbrahim Hakkı</strong> Efendi’nin Kızıydı. ( Bu haberin yayınlanış tarihi 03.03.2018 geyveyoresi.com )</p>
<p><strong>Behçet Necatigil’e saygıyla…</strong><br />
Türk edebiyatının şiirde, çeviride, araştırmada sıra dışı ismi, Behçet Necatigil’i yazmak pek zor bir iş. Ortaokul yıllarımda okuduğum “Dönme Dolap” şiirini okuduğumdan beri peşine düştüğüm bir şair. Gelin bu hafta Necatigil’in yaşamına bir bakalım. Selim İleri’nin ifadesiyle “Kırık İnceliklerin Şairi”nin yaşam çizgisini izleyelim.</p>
<p>Behçet Necatigil, 16 Nisan 1916’da İstanbul’un Fatih semtinde, Atik Ali Paşa’da doğdu.</p>
<p>Kastamonu’lu olan babası Mehmet Necati Gönül, dersiam vaizdi. Uzun yıllar İstanbul’da, Beyoğlu ilçesinde müftülük yaptıktan sonra Sarıyer Müftülüğünden emekli oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Annesi Fatma Bedriye Hanım, Geyve’li müderris hafız İbrahim Hakkı Efendi’nin kızıydı.</strong> Sanatkâr ruhlu, duyarlı bir hanım olan annesi Fatma Bedriye Hanım (1896-1918), “mide humması” olarak tanımlanan hastalığının nekahat dönemindeyken, yaşadıkları konak, büyük Fatih yangınında yandı ve Bedriye Hanım yangından son anda kurtarılabildi. Geçirdiği hastalık nedeniyle çok zayıf düşen bünyesi, bu yangının şokunu atlatamadı ve Necatigil, iki yaşındayken annesini kaybetti. Bir süre Karagümrük’te oturan anneannesi ile birlikte yaşadı. Bir yıl sonra babası, Beşiktaş’ta bir saray memurunun kızı olan Saime Hanım’la evlenince, Necatigil için anneannesinin evi ile babasının evi arasında geçecek bir dönem başladı.</p>
<p>Babası Necati Efendi’nin ikinci evliliğinden iki kızı oldu (Sabahat, 1921 ve Fahamet, 1923). Behçet Necatigil ilkokula başlayacağı yıl, anneannesinin de hastalanması üzerine, Karagümrük’ten Beşiktaş’a, babasının yanına geri döndü ve 1923’de Beşiktaş Cevri Usta Okulu’na başladı.</p>
<p>Babasının Singer Dikiş Makineleri firmasında müfettiş olarak işe başlaması ve ailesiyle birlikte Kastamonu’ya taşınmasıyla, Necatigil ilkokul son sınıfı Kastamonu Muallim Tatbikat Mektebi’nde okudu ve 1927’de mezun olarak Kastamonu Lisesi’nde ortaöğrenimine başladı.</p>
<p><a href="https://geyveyoresi.com/wp-content/uploads/2022/02/Behcet-Necatigilin-Annesi-Fatma-Bedriye-Hanim-Geyveli-muderris-hafiz-Ibrahim-Hakki-Efendinin-Kiziydi.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-67491" src="https://geyveyoresi.com/wp-content/uploads/2022/02/Behcet-Necatigilin-Annesi-Fatma-Bedriye-Hanim-Geyveli-muderris-hafiz-Ibrahim-Hakki-Efendinin-Kiziydi.jpg" alt="" width="617" height="467" srcset="https://geyveyoresi.com/wp-content/uploads/2022/02/Behcet-Necatigilin-Annesi-Fatma-Bedriye-Hanim-Geyveli-muderris-hafiz-Ibrahim-Hakki-Efendinin-Kiziydi.jpg 617w, https://geyveyoresi.com/wp-content/uploads/2022/02/Behcet-Necatigilin-Annesi-Fatma-Bedriye-Hanim-Geyveli-muderris-hafiz-Ibrahim-Hakki-Efendinin-Kiziydi-300x227.jpg 300w, https://geyveyoresi.com/wp-content/uploads/2022/02/Behcet-Necatigilin-Annesi-Fatma-Bedriye-Hanim-Geyveli-muderris-hafiz-Ibrahim-Hakki-Efendinin-Kiziydi-96x72.jpg 96w" sizes="(max-width: 617px) 100vw, 617px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ancak, yıllar önce yetersiz beslenme ve bakımsızlık nedeniyle başlamış olan hastalığı “adenit tüberküloz” yüzünden öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Aile yeniden İstanbul’a taşındı. İstanbul’da ameliyatlar ve elektrik tedavileriyle geçen uzunca bir süreden sonra öğrenimine 1931 yılında Kabataş Lisesi’nde, orta ikinci sınıftan yeniden başladı ve 1936’da okulun edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu.</p>
<p>Edebiyata ilgisi, Kastamonu’da, ortaokul yıllarında başladı. İyi bir rastlantı sonucu edebiyat öğretmeni olan şair Zeki Ömer Defne, onu hep destekledi ve yazması için teşvik etti. O yıllardan kalan bir kompozisyon defterinde Zeki Ömer Bey’in 23.1.1930 tarihli şu cümleleri var: “Yarının iyi bir kalemine sahipsin. Boş durma, oku!”</p>
<p>Necatigil ortaokul yıllarında bir de dergi çıkarmaya başladı. Kendi ifadesiyle “17 ekim 1927’den itibaren eskilerin eser-î cedid dedikleri kağıtları “El-Marifet” matbaası adını verdiği hususi matbaasında (yani kendi el yazısıyla) doldurarak hazırladığı Küçük Muharrir adındaki bu dergi, 14. sayısı ile birlikte birinci cildini kapamış ve iki yıllık bir tatilden sonra 20 haziran 1932’den itibaren ikinci cildine başlayarak 12 sayı daha çıkmış”. Bugüne kadar saklanmış olan bu dergilerin okuyucuları arkadaşları ve akrabalarıydı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aynı yıllarda, Akşam gazetesinin haftalık Çocuk Dünyası sayfasına Küçük Muharrir imzasıyla şiirler, fıkralar, hikâyecikler yazmaya başladı. 1931-1933 yılları arasında sürdürdüğü bu çalışmalarının karşılığında, yıllar sonra yaptığı bir röportajda dediğine göre, dergi yönetiminden telif ücreti de aldı ya çikolata, ya da bonbon olarak!</p>
<p>Necatigil Kabataş Lisesi’ni bitirdikten sonra öğrenimine Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde devam etti. Bu arada Alman Filolojisi’ndeki bazı derslere konuk öğrenci olarak katıldı ve ilk ders yılı sonunda “Deutscher Akademischer Austauschdienst” kuruluşunun davetlisi olarak bursla Berlin’e gönderildi; dört ay Almanya’da kalarak Berlin Üniversitesi’nin dil kurslarına devam etti.</p>
<p>Yüksek öğrenimini 1940 yılında tamamlayarak okuldan birincilikle mezun oldu. Aynı yıl Kars Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. İklim koşullarına uyum sağlamakta güçlük çekip hastalanması üzerine 1941 yılında Zonguldak Çelikel Lisesi’ne, 1943 Mart ayında da İstanbul’a, Pertevniyal Lisesi’ne tayin edildi. İki ay sonra, yaz dönemine girince yedek subaylık için başvurarak Ankara’ya gitti. Temel eğitim sonrası askerlik görevini İzmir’de levazım subayı olarak yaptı (Ekim 1943- Kasım 1945) ve terhis olmasının ardından İstanbul’a, on beş yıl süreyle çalışacağı Kabataş Lisesi’ne tayin edildi (Aralık 1945). İlk şiir kitabı “Kapalı Çarşı” da aynı yıl yayımlandı.</p>
<p>Yine aynı yıl, İstanbul Üniversitesi Alman Filolojisi’ne kaydını yaptırarak iki yıl süreyle, öğretmenliği ve öğrenciliği birlikte sürdürdü. İki yıl sonra, lisedeki ders saatleri arttığı için, modern Almanca sertifikası alarak Alman Filolojisi’ndeki öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.</p>
<p>Zonguldak’tan İstanbul’a döndükten bir süre sonra, 1948 yılında Edebiyat Fakültesi öğrencisi olan ve o dönemde Sarıyer Ortaokulu’nda stajyer öğretmen olarak çalışan Huriye Korkut ile tanıştı. Ağustos 1949’da Necatigil’in ailesinin yaşadığı Beşiktaş, Valideçeşmesi, Dibekçi Kamil Sokağı (şimdi Enis Akaygen Sokağı), 22 numaralı evde, aile arasında kıyılan bir nikahla evlenerek yine Valideçeşmesi, Setüstü Sokak, 22 numaralı kiralık eve taşındılar.</p>
<p>1951 yılında ilk kızları Selma dünyaya geldi. 1955 yılında, Beşiktaş Camgöz Sokağı’ndaki 22 numaralı ahşap evi satın alarak oraya taşındılar. 1957 yılında küçük kızları Ayşe doğdu. 1964 yılında yine Beşiktaş’ta, Nüzhetiye Caddesi üzerindeki Deniz Apartmanı’nın bir dairesini satın alarak oraya taşındılar. Necatigil, ölümüne dek bu apartmanın 23 numaralı dairesinde yaşadı.</p>
<p>Necatigil, 1960 yılında Çapa Eğitim Enstitüsü’ne tayin edildi ve 1972 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Emeklilik dönemini, evinde yoğun bir biçimde çalışarak geçirdi.</p>
<p>1979 yılının Kasım ayında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne yatırıldı. Kısa bir tedavi döneminin ardından, 13 Aralık 1979 tarihinde aramızdan ayrıldı. İstanbul’da Zincirlikuyu mezarlığında yatıyor.</p>
<p>Ölümünden sonra ailesi tarafından konulan Necatigil Şiir Ödülü, 1980’den beri verilmektedir.</p>
<p>NOT: www.necatigil.com sitesinden faydalanılmıştır. Kaynak = MAZLUM VESEK 12 Haziran 2017<br />
1. Gece ve Yas*<br />
* Varlık, 54, 1 Ekim 1935, basılı ilk şiiri</p>
<p>Bir yağmur ince ince<br />
Çarpıyor şimdi cama<br />
Hasret kaldım sevince<br />
Korku yüzümde yama.<br />
Dalarken gözümde yaş<br />
Ben böyle sonsuz gama<br />
Artıyor yavaş yavaş<br />
Damlardaki ağlama.</p>
<p>2. Nilüfer<br />
Kışken ilkyaz, sularımda açardı;<br />
Buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı?<br />
Eski defterlerde sararırmış yaprak.<br />
Beni bana gösterecek anlamdı, almışlar.</p>
<p>Bir ışıktı yanardı gecelerde;<br />
Akşam, çiçekler uykuya yattı,<br />
Sardı karşı kıyıları karanlık<br />
Beni bana gösterecek lambamdı, almışlar.</p>
<p>3. Şayet Aşk<br />
Düşmüşse gönlüne<br />
Suyunu esirgeme,<br />
Aşkın hakkını yeme<br />
Pişman olursun ömrünce.<br />
Sana gölge verecek dallar<br />
Fışkırır ancak gençlikten,<br />
Büyüt bu fidanı ey genç<br />
Hazır yeşermişken!<br />
Ne demek istediğimi<br />
Ömrünün ortalarında<br />
Ansızın anlarsın<br />
Alkol kana yayılınca<br />
4. Solgun Bir Gül Dokununca<br />
Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor<br />
En çok güz ayları ve yağmur yağınca<br />
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.<br />
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor<br />
Solgun bir gül oluyor dokununca.</p>
<p>5. Dönmedolap<br />
Bak dediler baktım pek bir şey göremedim<br />
Hem her yer karanlıktı<br />
Zaten ben geldiğimde.<br />
Benim tek düşüncem büzüldüğüm köşede<br />
Nasıl çekip gideceğim kalk git dediklerinde<br />
Çünkü çıkmak sıkışık sıralardan mesele<br />
Kalkacaklar yol vermeye bakacaklar ardımdan<br />
Az mı söylendilerdi şuracığa ilişirken<br />
Zaten ben geldiğimde.<br />
6. Kirli Soru<br />
İnce yüzünüzde üzgünce bir bakış<br />
Birden sizi gördüm,<br />
Açtı arı doruklarda bir safran<br />
Durdum.</p>
<p>İlk sevgili güldü yitik anılardan<br />
Mutsuz, yalnız<br />
Sessiz kınamanızı, utançlarda küçülmüş<br />
Aldım, geri döndüm.</p>
<p>Gelsem,<br />
Siz yine orada mısınız?</p>
<p>7. Aile<br />
Sağ çıkıp günlük savaştan.<br />
Evin yolunu tutmuşum .<br />
Yemek yedik, çocuklarım uyudu.<br />
İniyor üstüme yavaştan<br />
Allahın beyaz bulutu,<br />
Kederlerimi unutmuşum<br />
Hayatta olduğuma<br />
Seviniyorum şimdi:<br />
Kavuştum çoluk çocuğuma.<br />
Koltuğuma uzandım , rahatım .<br />
Kahvem içime sindi,<br />
Başladı gecelik saltanatım .</p>
<p>8. Gizli Sevda<br />
Hani bir sevgilin vardı<br />
Yedi sekiz sene önce,<br />
Dün yolda rastladım<br />
Sevindi beni görünce.</p>
<p>Sokakta ayaküstü<br />
Konuştuk ordan burdan,<br />
Evlenmiş, çocukları olmuş<br />
Bir kız, bir oğlan.</p>
<p>Seni sordu<br />
Hiç değişmedi, dedim<br />
Bildiğin gibi…<br />
Anlıyordu.</p>
<p>Mesutmuş, kocasını seviyormuş,<br />
Kendilerininmiş evleri..<br />
Bir suçlu gibi ezik,<br />
Sana selam söyledi.<br />
9. Sevgilerde<br />
Siz geniş zamanlar umuyordunuz<br />
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.<br />
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk<br />
Geçeceği aklınıza gelmezdi.</p>
<p>Gizli bahçenizde<br />
Açan çiçekler vardı,<br />
Gecelerde ve yalnız.<br />
Vermeye az buldunuz<br />
Yahut vaktiniz olmadı.</p>
<p>10. Saklı Su<br />
Anla sıkıntımı geç git dost,<br />
Nedendir sorma.<br />
Gür bitkiler altında bir benim için akar<br />
Alıngan, onurlu<br />
İstemez görsünler saklı su.</p>
<p>11. Astar<br />
Daha demin titrek dokuyordu aşkı<br />
Konuşan bakışlar, ince gülüşler<br />
Daha demin vardı.</p>
<p>Sustunuz ikiniz de, gözleriniz daldı:<br />
Boğdu sevincinizi sularda kıskanç<br />
Bir hava kabarcığı</p>
<p>12. Sevda Peşinde<br />
Ben artık bulunduğun şehirden gittim,<br />
İnsan kuş misali!<br />
Sen hala<br />
O kalabalık evde olmalısın,<br />
Gelip gidenin çok mu bari?<br />
Üzgünüm Leyla,<br />
Dünya hali!</p>
<p>13. Şimdi Değil Sonra<br />
Bakarsınız yaşamak bir gün bırakıverir<br />
Sizi benim yollara.<br />
Bir zamanlar kayıtsız önünden geçtiğiniz<br />
Eski kapı<br />
Çıkar sisler içinden karşınıza açık.<br />
Sahi<br />
İçerde<br />
Sizin de<br />
Hayatınız vardı.<br />
Ve ancak o zaman anlarsınız<br />
Yıllar önce gösterdiğimi kışı.<br />
Yazdı<br />
Şimdi değil sonra</p>
<p>14. Yay<br />
Eser serin bir rüzgar<br />
Sen çok sıcaksın<br />
Koptu senden ellerim, köprü yıkıldı<br />
Seni benim tarafa nasıl alabilirim<br />
Uzaksın.</p>
<p>15. Gülüşleri<br />
Çırpınan bir kelebek kanadı mıdır ?<br />
Sevdiğinin elini tutan elinde<br />
Duyar gibi o gizli seslenişi çağlardan<br />
Örselenir, zedelenir ne kadar kollasan<br />
Bu büyülü nakışlar bir tutam toz olacak<br />
Severken bir genç kızı delikanlı<br />
Dalgın titrek gülümser<br />
Bilirim.</p>
<p>&nbsp;</p>
</p></p><p>The post <a href="https://geyveyoresi.com/behcet-necatigilin-annesi-fatma-bedriye-hanim-geyveli-muderris-hafiz-ibrahim-hakki-efendinin-kiziydi/">Behçet Necatigil’in Annesi Fatma Bedriye Hanım, Geyve’li müderris hafız İbrahim Hakkı Efendi’nin Kızıydı</a> first appeared on <a href="https://geyveyoresi.com">Geyve Yöresi - Yörenin Gözü Kulağı ve Sesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ne Kars Ne Erzurum Türkiye&#8217;nin En Soğuk Yeri Neresi ?</title>
		<link>https://geyveyoresi.com/ne-kars-ne-erzurum-turkiyenin-en-soguk-yeri-neresi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 2026 21:14:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sakarya ve Ulusal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hava Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Yöresel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://geyveyoresi.com/?p=73269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ne Kars Ne Erzurum Türkiye&#8217;nin En Soğuk Yeri Neresi ? Havaların Soğuması ile Herkesin Gözü Doğuda İdi. Yapılan Ölçümlerden Sonra Bolu Abant Gölü Milli Parkı Eksi 21.3 Derece İle Türkiye&#8217;nin En Soğuk Yeri Olarak Kayıtlara Geçti. Soğuk Hava Dalgasından Etkilenen Türkiye, Rekor Denecek Düşüşler İle Soğuk Geceler İle Anıldı. Tabiat Parkı ve Kış Turizminin Merkezi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://geyveyoresi.com/ne-kars-ne-erzurum-turkiyenin-en-soguk-yeri-neresi/">Ne Kars Ne Erzurum Türkiye’nin En Soğuk Yeri Neresi ?</a> first appeared on <a href="https://geyveyoresi.com">Geyve Yöresi - Yörenin Gözü Kulağı ve Sesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ne Kars Ne Erzurum Türkiye&#8217;nin En Soğuk Yeri Neresi ?</strong></p>
<p>Havaların Soğuması ile Herkesin Gözü Doğuda İdi. Yapılan Ölçümlerden Sonra <strong>Bolu Abant Gölü Milli Parkı</strong> Eksi 21.3 Derece İle Türkiye&#8217;nin En Soğuk Yeri Olarak Kayıtlara Geçti.</p>
<p>Soğuk Hava Dalgasından Etkilenen Türkiye, <strong>Rekor</strong> Denecek Düşüşler İle Soğuk Geceler İle Anıldı. Tabiat Parkı ve Kış Turizminin Merkezi Olan Bolu Abant Gölü Milli Parkı Buz Kesti.</p>
<p>Kar Yağışının  Kesilmesi İle Birlikte Hava&#8217;nın Açmasının Etkisi ile Çok Soğuk Ayazın Etkisinde Kaldı.  <strong>Bolu</strong> Abant Gölü Milli Parkında Hava Eksi 21.3 Dereceye Kadar Düştü.</p>
<p>Bolu <strong>Gerede</strong> ve <strong>Dörtdivan</strong> İlçelerinde&#8217;de Hava Sıcaklığı Eksi 18-19 Derecelere Düştü.</p>
<p><a href="https://geyveyoresi.com/wp-content/uploads/2026/01/Ne-Kars-Ne-Erzurum-Turkiyenin-En-Soguk-Yeri-Neresi.jpg"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-73271" src="https://geyveyoresi.com/wp-content/uploads/2026/01/Ne-Kars-Ne-Erzurum-Turkiyenin-En-Soguk-Yeri-Neresi.jpg" alt="" width="618" height="354" srcset="https://geyveyoresi.com/wp-content/uploads/2026/01/Ne-Kars-Ne-Erzurum-Turkiyenin-En-Soguk-Yeri-Neresi.jpg 850w, https://geyveyoresi.com/wp-content/uploads/2026/01/Ne-Kars-Ne-Erzurum-Turkiyenin-En-Soguk-Yeri-Neresi-300x172.jpg 300w, https://geyveyoresi.com/wp-content/uploads/2026/01/Ne-Kars-Ne-Erzurum-Turkiyenin-En-Soguk-Yeri-Neresi-768x440.jpg 768w" sizes="(max-width: 618px) 100vw, 618px" /></a></p>
</p></p><p>The post <a href="https://geyveyoresi.com/ne-kars-ne-erzurum-turkiyenin-en-soguk-yeri-neresi/">Ne Kars Ne Erzurum Türkiye’nin En Soğuk Yeri Neresi ?</a> first appeared on <a href="https://geyveyoresi.com">Geyve Yöresi - Yörenin Gözü Kulağı ve Sesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
