logo

Türkiye Bayrağı Geyve Eşme Köyü Ne Mutlu Türküm Diyene Geyve Sakarya
20 Mart 2014

Geyve Perşembe Nostaljisi

PERŞEMBE NOSTALJİSİ
Pazar, 23 Ocak 2011 (Çocukluğundan Perşembe Günü Anıları )
PERŞEMBE NOSTALJİSİ

Çok Değerli Okuyucularım ve Geyveliler Bu yazımızda biraz gerilere gideceğiz.
Nostalji anlamında bir anlatım yapmaya çalışacağım.
Bir çocuğun gözünden 35 yıl önceki Geyvemizin 1 gününü sizlere anlatmaya çalışacağım.
Yaşadığım köy Geyvemizin şirin köylerinden Eşme Köyü, bildiğiniz üzere Perşembe günleri
Geyvemizin pazarı kurulur.
Civar köyler herkes Geyveye gelir yetiştirdiği ürünleri satar.
Akşam üzerleri köylerine, evlerine dönerlerdi.
Benim günün Çarşamba’dan başlardı hazırlığımı yapar arkadaşlarımla sözleşirdim.
Sabah olduğunda babanemin hazırladığı tereyağı lorları da alıp karakaçanımıza (eşek) yükler Geyvenin Yolunu tutardık.
Karakaçan biraz yürüdükmü babannem beni eşeğin semerine bindirirdi.
Hareket edeceğimiz sırada uyarırdı tutun düşme ve deeehhh derdi deh dediğinizde eşek hareketlenir yürümeye başlardı.
Eşeğin semerinde yolculuk etmek çok zevkli olurdu durması gerektiğinde çüüüşşş dedinzmi firen yapmış gibi dururdu.
Yolda çoğunlukla deh çüşleri ben istediğim zaman sölerdim.
Geyve yolunda sabah köyden herkes yolcu olurdu.
Gerek traktörlerle gerekse bayram abinin feka minübüsü ile yolcular Geyve’ye taşınır yolara at katır eşek ve öküz arabaları ile dolar taşardı.
Köyden çıkışta baraka mahalesine geldiğimizde Geyve gözükmeye başlar köfelerdeki tereyağ lor tekrar kontrol edilir.
Sepetdeki sıvı yağ şişesi ve gaz yağı şişesi pazardan alınacak olmazsa olmaz iki şey vardı gaz yağı ve ayçiçek yağı bu unutulmamalıydı.
Kontroller yapıldıktan sonra yola devam edilir kömürcü yoluna gelindiğinde sağa sola bakardım.
Burada büyük tırlar olurdu ihracata almanyaya üzüm yüklemesi yapılırdı.
Yola devam ederken şimdiki ışıkların olduğu yere geldiğimizde harmanlara heldik derdim.
Ceza evinin olduğu yerlerde güme güme ekin yığınları olurdu köyün tüm harmanları bu alanda yapılır 1 ayayakın sürerdi.
Çocuklar için oyun için güzel bir yerdi özelikle geceleri kaçar bu alanda saklambaç koşumba fiy saklambaçı dediğimiz oyunları oynardık
Gözümün önünden geçen bu görüntülerden sonra deli ismaillerin orası dediğimiz korkarak geçtiğimiz bir ev vardı.
Orda hasta birisi vardı ismail (deli ismail derlerdi) genelikle kapının önünde otururdu değneği elinde olur kimseye zararı olmazdı yinede korkardık..
Orayıda geçtikten sonra dişlilerin viraja gelirdik burdan pomaklara pomaklardan yeni köprüye yönelirdik.
Yeni köprüye geldiğimizde burada dar ve küçük bir köprü vardı eşeğimiz inat eder bu köprüden geçmezdi
bizde dolanıp çaydan dereden karşıdan karşıya gecer hamamın önünden tekelin oraya gelirdik.
Geldiğimizde bu alanlar çok kalabalık olur hayvan pazarları köylerden gelenler ile karmaşık bir alan olurdu devamlı gitiğimiz bir han vardı.
Oraya yöneliriz kütüphanenin ordan karşıya geçip top sahasına doğru yönelirdik burda sağda hayvanımızı bırakacak hanlar vardı.
Beli bir ücret karşılığında hayvanımızı ordaki hana bırakır eşyalarımızı ve sepatimizi alıp çarşıdaki peynirciler pazarının yolunu tutardık.
Bağcaz pasajının olduğu sokak o zamanlar peynirciler pazarıydı kendimize bir yer bulup sergimizi açardık.
Bende orda olurdum çünkü satılacak olan tereyağından ve lordan banada harçlık vardı bunu bilirdim ve beklerdim.
Bu sokak oldukça kalabalık olurdu, toptancılar gelir peynir tereyağı lor yumurta alırlardı biraz bekledikten sonra satış gerçekleşir.
Harçlığımı alırdım babanem Tarım kredi koparatifinin önündeki merdivenlerde arkadaşları ve köylülerimizle oturur sohbet ederlerdi.
Eşmelilerin bayanlarının buluştuğu yer orasıydı tarım kredi koparatifinin merdivenleri dolar taşardı.
Alışverişlerinden yeni çıkan ürünlerden fiyatlardan burada bahsedilir buluşma yeri olarak kulanılırdı.
Ben harçlığımı aldıktan sonra arkadaşlarımı bulmak için çarşıya dalardım.
İlk uğradığım yer şekerci kemalin dükanı olurdu tüm çocuklar orda olurdu çünkü dondurma şekerlemeler (hele sütlü çikolatalı şekeri) hiç unutamam.
Bu dükkandan dondurmamı aldımı benden iyisi olmazdı burada arkadaşlarımı bulup plan yapmaya başlardık.
Sinemayamı gidelim, bisikletemi binelim, pastaneyemi gidelim, yoksa lokantayamı, paramızın yetmeyeceği kesindi
Çarşıda dolaşmaya yeni gördüğümüz bişeylere bakmaya başlardık dondurmamız bitiğinde en yakın çeşmeden suyumuzu içip çarşı içinde gezer dolaşırdık.
Tarım kredi koparetifinin köşesindeki seyar dondurmacı (dünyanın en iyi dondurması) uğrar kar gibi beyaz süt kokulu bu nefis dondurmadan muhakak alırdı.
Sinema saatinin geldiğin anlar sinemaya yönelirdik 3 film olurdu birtanesi kesin Kara Murat sinema şimdiki taksi durağının tam karşısında 2 katı bir yerdi.
İçeriye girdiğinizde sigara dumanından göz gözü görmezdi film başladığında kimseden çıt çıkmaz filmi izlerdik..
Filmin bazı yerlerinde kesinti olurdu hep bir ağızdan makinisssssssss diye bağrır ıslık çalardık film tekrar başladığında büyük alkış alırdı..
filmin arasında paramızın durumuna göre poğça veya meyveli gazoz alma ihtiyacı duyardık ben çoğunlukla poğça alırdım.
En son film Cüneyt Arkın’ın kara murat filimleri olurdu.
Final sahnelerinde sinemada yer yerinden oynar hep birlikle düşmallarla savaşır kılıcımızı çeker saldırır at binerdik ve heyecanlanırdık..
Son yazısını gördüğümüzde dışarıya çıkardık karanlıktan çıktığımızdan bir müdet önümüzü göremezdik.
Gözlerimiz kamaşırdı kendimize geldiğimizde sinemanın hemen ilerisimdeki pastanede soluğu alırdık.
Sinemanın içerisi o kadar sıcak olurduki buram buram terlerdik. Limonatalarımızı içtiğimiz gibi meydana çıkardık.
Hemen parka yönelirdik park her zamanki gibi kalabalık herkes bişeyler konuşmakta çaylar içilmekte olurdu.
Biz parkı dolaşıp parkın önündeki demirlere otururduk bu demirler perşembe günleri oturanlarla dolar geleni geçeni seyrederdik.
Ben kalan son paramı günaydın gazetesi ve fırt gırgır ikisi bir arada satılırdı bunlara yatırırdım.
Atatürk heykelinin arkasındaki gazete bayine gider burdaki teksas Tommiks, Zagor ve birçok dergilerin kapaklarına bakardık.
Ben en çok Zagor severdim, Teksas Tommiks’e de bakardım.
Akşam yaklaşırken insanların telaşeyle köylerine evlerine döndüğünü görür bizide bir telaşe sarardı paramız bitmiştir.
Tabanlara kuvet arkadaşlarla köyün yolunu tutar yolda günün muhasebesini yapardık
Benim ençok sinema hoşuma giderdi bir de dondurma. Gün içinde akrabalarımızdan kopartabildiğimiz harçlık olursa bu keyiflerimiz çoğalırdı.
Az kuru az pilav yemeği ile süslenir, bisiklet seferleri ile keyiflenirdik. Dönüştede bir külah sütlü şekerle eşme köyünde biterdi.
Gelecek Perşembe’yi beklerdim…

Bir dahaki paylaşımımda görüşünceyedek sağlıcakla kalınız…
Yaradanıma ve en sevdiklerinize emanet olunuz…

Saygılarımla
Şeref Elma

Meil = geyveyoresi@gmail.com

İletişim = 0 532 417 57 54

Etiketler: » » » » » »
Share
Geyve Haber Reklam Medya Basın

Yeni Yorumlar Kapalı.